Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

evlat ne demek?

 - 3 sözlük, 4 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

evlat, -dı anlamı
is. (evla:dı, l ince okunur) 1. Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk: "Zengin adamlarda evlat muhabbeti daha fazla mı oluyor?" -R. H. Karay. 2. Soy, döl: "Yüksek bir tahsil görmedim ama ben de efendi evladıyım." -P. Safa. 3. ünl. Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü: "Evladım, sakın kimseciklere borç etme!" -Y. Z. Ortaç.

Türkçe - İngilizce

evlat anlamı
isim
1) child
2) cion
3) slip

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

evlât anlamı
(< Ar. evlâd) evlât
evlat anlamı
Çocuk, evlat

Artvin Yusufeli Uşhum köyü

evlat eş anlamlısı

çocuk
is. 1. Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı." -R. H. Karay. 2. Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış." -B. R. Eyuboğlu. 3. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti." -B. R. Eyuboğlu. 4. Genç erkek. 5. mec. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. 6. mec. Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: Otuz yaşında ama hâlâ çocuk. 7. mec. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.
döl
is. 1. Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, zürriyet, nesil: "Macarların çoğunun bize benzeyişinin bir nedeni de bu döl karışmasıdır." -H. Taner. 2. Yavru, çocuk: "Yârenlik mi ediyordun, Kara Osman'ın dölüyle?" -T. Oflazoğlu.
soy
is. 1. Bir atadan gelen kimselerin topluluğu, sülale: "Bizler hadi neyse böyle biraz gülünç bir adamın hafif adına katlanalım ama yarın, bizim soyumuzdan kimlerin yetişeceğini kim bilir." -M. Ş. Esendal. 2. Cins, tür, çeşit. 3. sf. İyi ve üstün nitelikleri bulunan. 4. esk. Manzum söz: "Boy boyladı, soy soyladı." -Dede Korkut.

"evlat" için örnek kullanımlar

Arşiv · Haberler > Yaşam Haberleri > Annenin cezası evlat acısı.
Archive · News> Business News> Mother's penalty loss of a child.
Kaynak: haber.mynet.com
Evlat acısının ne kadar derin olduğunu bir anneden başka kim bilebilir?
How deep is the grief of a mother to her son who knows what else?
Kaynak: internethaber.com
Sanki diğer hekimler gözden kaçırılıyor, üvey evlat muamelesi görüyor.
It is missing the other physicians, stepchild is treated.
Kaynak: haberler.com
Hakkarili bir annenin evlat acısı, ha İzmirli bir annenin evlat acısı.
The pain of a mother's son Hakkari, huh Izmir, the pain of a mother's son.
Kaynak: haberler.com
Evlatlık, bir kişinin hukuki olarak bir kişiye evlat olma hakkı tanıma durumudur. Ayrıca şu anlamlara gelebilir, Evlatlık (film, 1959)
Kaynak: Evlatlık
Anne ya da ana, bir çocuğu doğuran, bakımını üstlenen veya kendi doğurmadığı bir çocuğu evlat edinen ve bakımını üstlenen dişi canlı.
Kaynak: Anne (anlam ayrımı)
eşcinsel evliliğin ve eşcinsel çiftlerin evlat edinebilmesinin yasallaştırılması için kampanya başlatması sonucunda 2005 yılında yasallaştı.
Kaynak: İspanya'da eşcinsel evlilik
Anne ya da ana, bir çocuğu doğuran, bakımını üstlenen veya kendi doğurmadığı bir çocuğu evlat edinen ve bakımını üstlenen dişi canlı.
Kaynak: Anne
18 yaşında yaptırdığı bir kürtaj sonucu kısır kalan Russell, ilk eşi ile bilrlikte 3 çocuğu evlat edinmiş, hayatının bir kısmını Amerikalı
Kaynak: Jane Russell
Yalçın Çakır, Flash TV'de Düzlem ayna, yüzyüze, flaş ekip, evlat acısı, evlat hasreti programlarını hazırladı. 2007'den beri sunuculuğunu
Kaynak: Yalçın Çakır
Genç Octavius, büyük amcası Jül Sezar tarafından evlat edinilmiş ve Sezar'ın MÖ 44 yılında öldürülmesinin ardından onun varisi olmuştur.
Kaynak: Caesar Divi Filius Augustus
2009-2014 © Sözce hakları saklıdır.