Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

faktör ne demek?

 - 8 sözlük, 8 sonuç.

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

faktör anlamı İng. factor Lat.facere: yapmak Alm.Faktor Fr. facteur
1. Biyolojik, iklimsel, besinsel vb. olabilen ve bir etki yapan herhangi bir ajan. 2. Bir biyokimyasal olayda görev yapan, henüz Tamamıyla tanımlanmamış bir madde ya da etken. Çoğunlukla tanımlandıktan sonra da kullanılmaya devam edilir ya da ayrıca isimlendirilir.

BSTS / Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Terimleri Sözlüğü

faktör anlamı İng. factor
Hayvan beslemede, bir viTamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde.

BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü

faktör anlamı
bakınız» üretim faktörleri

BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

faktör anlamı İng. factor
İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken.

BSTS / Zootekni Terimleri Sözlüğü

faktör anlamı İng. factor
İstatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen.

Güncel Türkçe Sözlük

faktör anlamı
is. 1. Etmen: "Bütün hastalıklarda böyle ruh faktörleri bulunabilir." -P. Safa. 2. Etken.

Türkçe - İngilizce

faktör anlamı
isim
1) factor
2) element
3) agent

Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

faktör anlamı Fr.facteur
Etken, etmen:§ "Ama neydi o psikolojik faktör?" -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 63. § "Din bir siyasi faktör olmak rolünü kaybetmiş değildir." -Peyami Safa, 20 Asır Avrupa ve Biz, 34. § "Müslümanlıktan önce Türklerde kadınlar da insan sayılırdı, bu nedenle dinî faktörü önemle belirtiyorum" -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 312. § "…çünkü bilgi faktörü zaman içine son derece zenginleştirebilir…" -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 55. § "Bay Teoman Civelek "faktör" gibi, "sosyal" gibi, "objektif" gibi bilgin ağzı sözleri sıralamayı öğrenmiş." -Nurullah Ataç, Dergilerde Deneme, 133.

faktör eş anlamlısı

etken
is. 1. Etki eden şey, faktör: "Yazınımızın gelenek değiştirmesine bağlı olarak değişik etkenleri var bu durumun." -N. Cumalı. 2. kim. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. 3. db. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı: Kırmak, bilmek etken fiillerdir.
etmen
is. Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör.

"faktör" için örnek kullanımlar

"Romatoid faktör" adı verilen testin pozitifliği tanıyı destekler.
"Rheumatoid factor" test positivity supports the diagnosis is called.
Kaynak: takvim.com.tr
Bu konuda iki önemli faktör var: Birincisi, doğru tekniklere sahip olmak.
There are two important factors in this regard: first, to have the right techniques.
Kaynak: posta.com.tr
Kapalı mekânların sigara içimine yasaklanması diğer bir faktör.
Another factor that cigarette smoking ban on indoor spaces.
Kaynak: haberturk.com
Ancak bunun ötesinde hesaba katılması gereken bir faktör daha var.
But beyond that there is a factor to be reckoned with.
Kaynak: skorer.milliyet.com.tr
İntrinsik faktör, gastrik paryetal hücre lerden salınan bir glikoprotein dir. B12 vitamini emilimi için gereklidir. İntrinsik faktörün
Kaynak: İntrinsik faktör
Evrimsel faktör veya evrim faktörü, biyolojide bir popülasyonun gen havuzu nu ve sahip olduğu gen varyasyonlarının tümünü etkileyen ve
Kaynak: Evrimsel faktör
Büyüme faktörleri: Beyin-türevli nörotrofik faktör (BDNF) Epidermal büyüme faktörü (EGF) Eritropoietin (EPO) Fibroblast büyüme faktörü
Kaynak: Büyüme faktörleri
Pareto verimliliği, optimum pareto veya pareto optimumu toplumdaki üretici, tüketici ve faktör sahiplerinden birinin durumunu
Kaynak: Pareto verimliliği
Koloni stimulan faktör veya koloni uyarıcı faktör (Colony-Stimulating Factor) CONMEBOL veya CSF (Confederación Sudamericana de Fútbol),
Kaynak: CSF
DNA kıskacı, kayar kıskaç olarak da bilinir, DNA ikileşmesi nde ilerleyicilik -sağlayıcı bir faktör olarak görev yapan bir protein , ayrıca
Kaynak: DNA kıskacı
David Ausubel 'in oluşturduğu bu kuramın temelinde şu düşünce vardır : "Öğrenmeyi etkileyen en önemli faktör öğrencinin mevcut bilgi
Kaynak: Ausubel'in öğrenme kuramı
Seronegatif, serum da romotoid faktör testinin negatif olduğu romatizmal olmayan enflamatuvar eklem rahatsızlıklarını tanımlar.
Kaynak: Seronegatif
taşları değerli hale geitren en önemli faktör kesimleridir. kesilmiş değerli taşlardaki yüzeyler onlara değer kazandıran üstünlük sağlayan
Kaynak: Faseta
tekniklerden birisidir. Regresyon yönteminin esası talebi etkileyen faktör lerin geçmişteki etkilerinin aynen devam edeceğini varsaymasıdır.
Kaynak: Regresyon Yöntemi

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2014 © Sözce hakları saklıdır.