Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

karın ne demek?

 - 12 sözlük, 16 sonuç.

BSTS / Anatomi Terimleri Sözlüğü

karın anlamı Lat.abdomen
(Anatomi) Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

karın anlamı İng. belly Osm. batın Lat.abdomen: karın Alm. Bauch Fr. ventre
1. Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan, memelilerde göğüsten bir diyafram ile ayrılmış bölgesi. 2. Eklem bacaklı hayvanlarda ve bazı poliket solucanlarda vücudun arka bölgesi. 3.Tunikatlarda mide ve bağırsağı kapsayan bölge. Abdomen.

BSTS / Cimnastik Terimleri Sözlüğü

karın anlamı İng. belly Alm. Bauch Fr. ventre
Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi.

BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü

karın anlamı İng. antinode Alm. Schwingungsbauch Fr. ventre
Durağan dalgaların en büyük genlikte kesimi.

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

karın anlamı Osm. batın Fr. abdomen
(biyoloji)
karın anlamı Fr. ventral
(botanik)
karın anlamı Osm. batın Fr. ventre
(botanik fizik)
karın anlamı Osm. batnî Fr. abdominal
(biyoloji)

BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü

karın anlamı Lat.abdomen
1. Omurgalı canlılarda vucudun sindirim kanalını içine alan, memelilerde ise göğüsten bir diyaframla ayrılmış bölgesi. 2. Eklem bacaklılarda ve bazı poliketlerde vücudun arka bölgesi, abdomen.

BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü

karın anlamı İng. belly Osm. batın Lat.abdomen Alm. Bauch Fr.ventre
(karşılık: abdomen): 1. Omurgalı hayvanlarda, vücudun, sindirim organını içine alan bölgesi, 2. Eklembacaklı hayvanlarda ve bazı kurtlarda vücudun ard bölgesi.
karın anlamı İng. ventral Lat.venter Alm.ventral Fr. ventral
(karşılık: ventral), (Lât. venter = karın): Bir hayvanın ya da onun bir parçasının alt yüzeyi.

Divanü Lügati't-Türk

karın anlamı
karın.

Güncel Türkçe Sözlük

karın, -rnı anlamı
is. 1. İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi: "Şuursuz bir acele ile mahmuzlarını atının karnına vurdu." -Ö. Seyfettin. 2. Döl yatağı, rahim: "Fakat karnındaki çocuk da bu insanüstü erkeğin bir parçasıydı." -H. E. Adıvar. 3. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm: Geminin karnı. Şişenin karnı. 4. Mide: "Karnım aç, elim ayağım donmuş gibi." -H. E. Adıvar. 5. mec. İç, gönül, akıl, kafa: Ben senin karnındakini ne bileyim? 6. mec. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. 7. fiz. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar.

Tarama Sözlüğü

karın anlamı
Mide

Türkçe - İngilizce

karın anlamı
isim
1) abdomen
2) belly
3) stomach
4) tummy
5) venter
6) paunch
7) tum
8) inside
9) pod
sıfat
1) ventral

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

karın anlamı
Yürek, iç: Sadıkla yaptığı münakaşa karnında.

Körküler *Yalvaç Isparta

karın eş anlamlısı

akıl
is. 1. Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. 2. Öğüt, salık verilen yol: Bu aklı size kim verdi. 3. Düşünce, kanı: "Şimdiki aklım olsaydı bu dükkânın yerine aç bir kahve!" -A. K. Tecer. 4. ruh b. Bellek: "Hâlâ aklımda o tufan yağmuru." -C. S. Tarancı.
döl yatağı
is. anat. Memelilerde dölün ana karnındayken içinde bulunduğu organ, ana rahmi, rahim, meşime, uterus.
gönül
is. 1. Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı: "Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi." -O. S. Orhon. 2. mec. İstek, arzu: Okumaya gönlün var mı?

is. 1. Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı: "Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir." -Ç. Altan. 2. Oyuk şeylerin boşluğu. 3. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta: Tahtanın içi çürümüş. 4. Nesnelerin arasında bulunan kimse veya nesne. 5. Ten ile dış giysiler arası: "Boynumda kalın yün atkı, içimde çift kat fanila, gene de titriyorum." -E. Bener. 6. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm: Ekmek içi. Ceviz içi. 7. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. 8. Mide, bağırsak, karın: İçi bulanmak. İçi sürmek. 9. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri: "İçimizdeki sevinçleri, kederleri paylaşacak insan nerde?" -S. F. Abasıyanık. 10. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan: Yurt içi ulaşım. Şehir içi haberleşme. Aile içi ilişkiler. 11. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. 12. sf. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan: "İç kapının perdesi yanlara doğru açıldı." -P. Safa. 13. sf. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan: İç dünyamız. 14. mec. Muhteva.
kafa
is. 1. İnsan başı, ser. 2. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. 3. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. 4. Mekanik bir bütünün parçası: Distribütör kafası. 5. mec. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek: "Kafasının faaliyetini fikirden ziyade işe vermiş." -Y. K. Beyatlı. 6. mec. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet: "Kalbi ve kafasıyla daima yeni, daima genç kaldı." -Y. Z. Ortaç.
rahim
(I) is. anat. Döl yatağı.
rahim
(II) is. Acıma, esirgeme.

"karın" için örnek kullanımlar

Benim karın kaslarımdaki problem ise devre arası kampında tespit edildi.
My wife kaslarımdaki problem was detected in the circuit between the camp.
Kaynak: sporx.com
Karın azalmasında borçların yeniden değerlenmesi de etkili oldu.
Your wife was also effective in the reduction of the revaluation of debt.
Kaynak: ekoayrinti.com
Anne sütü alan bebeklerde pişik, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.
Breastfed infants diaper rash, abdominal pain, and constipation occurs less frequently.
Kaynak: kadin.haber3.com
Çiğdem, boyoz, Kordon demekle İzmir karın doyurmuyor.
Crocus, boyoz, saying, Izmir Kordon not fill the abdomen.
Kaynak: yeniasir.com.tr
Pankreas, karın boşluğunda, omurga nın bel bölümü önünde yer alan salgı bezi dir. Ortalama 15-25 cm uzunluğunda ve kadınlarda 55 gr
Kaynak: Pankreas
Periton diyalizi, hastanın karın boşluğuna küçük bir ameliyat ile yerleştirilen, ince, yumuşak, silikondan yapılmış kalıcı bir tüp (kateter
Kaynak: Periton diyalizi
Peritonit ya da peritonitis, karın zarı nın iltihaplanması neticesinde oluşan bir hastalıktır. karın ağrısı, karında hassasiyet ve öksürme
Kaynak: Peritonit
Laparoskopi genel anestezi altında yapılan ve göbek deliğinden ince bir teleskopun karın içine sokularak karın içi organlarının
Kaynak: Laparoskopi
Karınzarı iltihabı, karın içi organ ları örten dokunun, sindirim kanalı ndaki bir delinme veya karın içi bir enfeksiyon dan ileri gelen
Kaynak: Karınzarı iltihabı
Balmumu, arıların petek lerini yapmak için karın halkalarında (segmentlerde) bulunan balmumu bezlerinden salgıladıkları yumuşak sarı veya
Kaynak: Balmumu
Dizanteri, insan da sık ve kanlı ishal , genellikle şiddetli karın ağrısı, gerekmediği halde dışkılama isteği duyma, bağırsak yaraları,
Kaynak: Dizanteri
Kardeş ( gardaş) kelimesi etimoloji k olarak karın kelimesine -daş isimden isim yapım eki getirilerek oluşturulan karındaş kelimesinden
Kaynak: Kardeş
Sezaryen, doğum un doğal olmadığı durumlarda karın ve rahmin kesilerek bebeğin alındığı cerrahi bir işlemdir. Çok nadir durumlarda bu
Kaynak: Sezaryen
Gastroşizis, Yunanca 'da yarık karın anlamına gelen ve sağlam göbek kordonunun lateralinde abdominal duvar kusuru oluşması durumudur.
Kaynak: Gastroşizis
Birçok hastalığın ön teşhisinde kullanılan, ancak daha çok karın organları gibi ses dalgalarının kolayca geçebileceği konumdaki organ
Kaynak: Ultrasonografi
Domuz pastırması (İngilizce : Bacon), domuz un sırt, karın veya döşünden elde edilen pastırma . İki çeşidi sözkonusudur. Sırt bölgesine
Kaynak: Domuz pastırması

Play hitman slot http://playhitmanslot.com/

2009-2018 © Sözce hakları saklıdır.