Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

kültür ne demek?

 - 12 sözlük, 12 sonuç.

BSTS / Besin Hijyeni ve Teknolojisi Terimleri Sözlüğü

kültür anlamı İng. culture
1. Laboratuvar orTamında mikroorganizmaların uygun besi yerlerinde çoğaltılması işlemi. 2. Uygun ortamda çoğaltılmış hücreler. 3. Mikrobiyolojide tek bir bakteriden çoğaltılmış bakteri popülasyonu.

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

kültür anlamı İng. culture Lat.colere: ekmek Alm. Kultur Fr.culture
Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi.

BSTS / Budunbilim Terimleri Sözlüğü

kültür anlamı İng. culture Alm. Kultur Fr. culture
Bir halkın ya da bir toplumun özdeksel ve tinsel alanlarda oluşturduğu ürünlerin tümü : Yiyecek, giyecek, barınak, korunak gibi temel gereksemelerin elde edilmesi için kullanılan her türlü araç gereç; uygulanan teknikler; düşünceler, beceriler, inançlar, geleneksel, dinsel, toplumsal, politik düzen ve kurumlar; düşünce, duyuş, tutum, davranış ve yaşama biçimlerinin topu.

BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü

kültür anlamı İng. culture Osm. hars Fr.culture
1- Bir toplumu ya da halkı duyuş, düşünüş, yaşayış bakımından öbürlerinden ayıran ve gerek özdeksel gerek tinsel alanlarda oluşturulan ürünlerin tümü. 2- Bir topluma ya da bir halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü. 3- Usavurma, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyle geliştirilmiş olan biçimi.

BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

kültür anlamı İng. culture Osm. hars Lat.cultura, colere Alm.Kultur Fr. culture
(Lat. cultura < colere = bakmak, özenmek) : 1- (En dar anlamda) Bedenle ve ruhla ilgili belli yetileri geliştirme: Kültürfizik = Beden yapısını bakımla geliştirme; matematik kültürü = Matematik bilgisini geliştirme. 2- (Daha geniş anlamda) Eğitim görmüş ve bu eğitimle beğenisi, usavurma ve eleştirme gücü gelişmiş bir kişilik kazanmış durumda olma. 3- Bir toplumun, kendi iç yasalarına göre, biçim kazanması ve gelişmesi. Nietzsche kültürü, bir ulusun bütün yaşama biçimlerinde birlikli bir üslup kazanması diye tanımlar. 4- Bir toplumun yaşama biçimlerinin çeşitli alanlarda olgunlaşması. 5- Tarihin sürekliliği içinde insanlar yoluyle ve insanlarda gerçekleşen tinsel biçimlenme süreci; insanın tinsel başarıları ve yaratışları. 6- Tüm olarak tinsel ve törel yaşam; geniş bir toplumun bütün alanlarında ortak olan dinsel, ahlaksal, estetik, teknik ve bilimsel nitelikteki toplumsal olayların bütünü. Kültürün çeşitli alanları: a. Gerçekliği işlemenin çeşitli biçimleri (tarımdan tekniğe değin), b. Birlikte yaşama biçimleri (toplumsal, eğitimsel, ekonomik, siyasal), c. Özel yaşama biçimleri, d. Tanrı, dünya ve insan üzerinde yaşantı, bilgi ve betimlemeler (söylence, din, dil, sanat, felsefe ve bilim bakımından).

BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü

kültür anlamı İng. culture Alm. Kultur Fr. culture
Bireyin üyesi olduğu toplumdan öğrendiği bilgi, gelenek, görenek, davranış, yasa, sanat, uygulayım, zanaat gibi özdeksel ve tinsel ürünlerden oluşan bütün. bakınız» kültür kalıtı, kültür alanı, altkültür, çevresel kültür, uygarlık, krş. halk kültürü, halkbilim.

BSTS / Mikrobiyoloji Terimleri Sözlüğü

kültür anlamı İng. culture
Gönderilen marazi maddelerden, muayenesi istenilen hastalık yönünden genel veya özel, katı ve sıvı besi yerlerine ekimler yapılıp ideal ısı derecesinde ve araştırılan hastalık etkeninin karakterine göre aerobik, anaerobik veya mikroaerofilik koşullarda uygun bir süre kuluçkaya bırakılarak etkenin üretilmesi.

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

kültür anlamı Fr. culture
(biyoloji)

BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü

kültür anlamı İng. culture Lat.colère Alm. Kultur Fr. culture
(Lât. colère=ekmek), Mikro-organizmaların ve dokuların hazırlanmış orTamlarda yetiştirilmesi.

Güncel Türkçe Sözlük

kültür anlamı
is. 1. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin: "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir." -E. İ. Benice. 2. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü: "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir." -S. Birsel. 3. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. 4. Bireyin kazandığı bilgi: Tarih kültürü kuvvetli bir kişi. 5. Tarım. 6. biy. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

Türkçe - İngilizce

kültür anlamı
isim
1) culture
2) ethos

Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

kültür anlamı Fr.culture
1. Tarihî, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin: § "Fakat bir uygarlığın her ulusta aldığı özel biçimleri vardır ki, bunlara kültür (hars) denir." -Ziya Gökalp, Türk Uygarlığı Tarihi, 5. § "Eğitim, kültür farklılıkları çok, düzeyi de yüksek olmayan toplumlarda, …" -Adalet Ağaoğlu, Göç Temizliği, 36. § "Sarayın odaları, yerine göre kültür komisyonlarının, müfettişler toplanmalarının, konferansların birer konağı olurdu." -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar III, 17. § "Gavur Cemal'in bir ucu anarşiye dayanan, bir ucunda ansiklopedistlerin ve 18. asır Fransız materyalistlerin akideleri duran kültüründen feyz alan Nuri Ustaya Şeyh Apturrahman'ın sözleri karanlık ve içinden çıkılmaz bir dalgalanış gibi geliyor." -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 106. § "Onunla birlikte milletin bütün tarihini, bütün canlı geleneklerini, kültür hazinesini ve manevi değerlerini muhafaza ettiğinin yüksek şuuruna sahiptir." -Peyami Safa, Din, İnkılap, İrtica, 7. § "... kültür yayıcı eserleriyle seçkinleşmiş, sosyal bakımdan olgun bir toplumu ne kadar bilmiyorduk." -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 177. § "Kültür Bakanlığı tarafından verilen bir karar gereğince..." -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp'ten Kosova'ya, 1. § "Kökü edep, "Edep"le "edebiyat", Batı ile Doğu ‘dur; "İrfan" la "Kültür" gibi." -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 21. § "Kırsaldan çözülüp şehirlere yığılan nüfus, ticaret ve sanayi kapitalizmin iş kapasitesi içinde emilir; burjuva/proleter diyalektiği içinde şehirleşir; ekonomik altyapıyı bu bölüşüm sürecini yaşarken öteyandan karşıtların birliği yasasına göre, kırsal/feodal ümmet kültüründen, kentsel/burjuva millet kültürüne geçiş başlar…" -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 9. § ‘‘Bütün bu tilcikler, fanatizm, otorite, kültür, daha bilmem ne: ‘‘Akdeniz kıyılarından tutun, Atlantik kıyılarına ve Manş denizine kadar, Yunanistan, Fransa, İspanya, Alamanya, İngiltere, kısacası bütün medeniyet dünyasında kullanılır'' mış... '' -Nurullah Ataç, Diyelim, 28. 2. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü: § "Hepsi Fransız kültürü almıştır." -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 15. § "Klasik, yahut yüksek tabaka kültürü, ondan birçok yerlerde kopmuşsun." -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 251. § "Ortadan silinip giden bir kültür üstüne yalnız kendisinin söz hakkı olduğuna inanmak ister." -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 217. § "… henüz bilim, kültür ve şeref süslerinden arınmış…" -Ahmet Rasim, Tarih ve Muharrir, 1. § "... hak ve hakikat bağlarına en faydalı iş ve hareket kültürünü aşılayabilir..." -Necip Fazıl Kısakürek, İhtilal, 5. 3. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi: § "Türk devrimini büyük bir kültür hamlesi şeklinde değerlendirmekten henüz çekinenlerdir." - Nurullah Ataç, Diyelim Söz Arasında Deneme, 38. 4. Bireyin kazandığı bilgi: § "... anlayışlı ve hazımlı bir kültür sahibi..." -Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, 34. § "Hiçbir şeyle doymayan, yetinmeyen ve şiirimde, ne fikrim, ne kültürüm…" -Necip Fazıl Kısakürek, O ve Ben, 71. 5. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. 6. Tarım.

kültür eş anlamlısı

ekin
is. 1. Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum: "Yağmur vaktinde ve yeterince yağmalı; ekinlere kına, pancarlara kurt düşmemeli." -T. Buğra. 2. Kültür, hars.
hars
is. esk. 1. Tarla sürme. 2. Kültür.
tarım
is. Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.
tarihsel
sf. Tarihe dair, tarihle ilgili, tarihî.

"kültür" için örnek kullanımlar

Esnaf ve sanatkarın olmadığı yerde kültür de olmaz, yaşam da.
Craftsmen and artisans where there is not the culture of life, too.
Kaynak: gazetea24.com
Törene, Kültür ve Turizm eski Bakanı Prof.
The ceremony was former Minister of Culture and Tourism, Professor.
Kaynak: haberler.com
Silopi'de kültür şenliği düzenlendi.
Silopi cultural festival was held.
Kaynak: timeturk.com
Burada tarih, kültür ve medeniyet var.
Here the history, culture and civilization have.
Kaynak: olay.com.tr
Kültür, biyoloji de bakteri ve diger biyolojik varlıkları geliştirme yöntemidir. çoğaltma işlemleri kültür işlemine örnek olarak verilebilir.
Kaynak: Kültür (biyoloji)
Pop kültür kavramı (Latince : Populos) veya Populer kültür, 20. yüzyıldan sonra özellikle toplumsal modernleşme ile toplu kültür olarak
Kaynak: Popüler kültür
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (kısaca İKSV), Nejat Eczacıbaşı tarafından 1973'te kültür ve sanat alanında uluslar arası bir ağ oluşturulması
Kaynak: İstanbul Kültür Sanat Vakfı
Kültür ve Turizm Bakanlığı; 16 Nisan 2003 tarih ve 4848 sayılı kanun ile kurulmuştur. tarihî ve kültür el varlıkların tahribini ve yok
Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür aşağıdaki anlamlara gelebilir. Arabesk kültür Karşı kültür Kültür Kültür ayrımcılığı
Kaynak: Kültür (anlam ayrımı)
Kültür toplumbilimi, sosyal hayatın yorumlanmasında kültür çözümlemesi kullanılmasına dayanan bir toplumbilim yöntemidir. Özellikle ABD
Kaynak: Kültür sosyolojisi
Karşı kültür, karşıkültür şeklinde de yazılır; sosyoloji , tarih ve siyaset bilimlerinde kullanılan bir terimdir. Basit bir şekilde bir
Kaynak: Karşı kültür

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2014 © Sözce hakları saklıdır.