Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

aşırmak ne demek?

 - 4 sözlük, 9 sonuç.

BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü

aşırmak anlamı Osm. intihal etmek Fr. Plagier
Başkasının eserinden parçalar alıp kendinin imiş gibi göstermek (AŞIRMA, intihal, Plagiat; AŞIRMACI, Plagiaire). Not : (Bu kelime aylesi «malımsamak» fiilinden de türetilebilir. Okuyucularımızdan teklif bekleriz.)

Güncel Türkçe Sözlük

aşırmak anlamı
(-i, -den) 1. Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. 2. (-i) argo Çalmak, çalıp götürmek, araklamak: "Borcunu ödeyemeyecek fakat bavulunu oradan nasıl aşırabilecekti?" -H. R. Gürpınar. 3. (-i, -e) Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak: Yangın büyüyünce eşyayı bostana aşırdılar. 4. ed. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek.

Türkçe - İngilizce

aşırmak anlamı
fiil
1) steal
2) mooch
3) pilfer
4) scrounge
5) snitch
6) abstract
7) filch
8) hook
9) prig
10) purloin
11) crib
12) pass over
13) make off with
14) walk off with
15) bag
16) cop
17) whip
18) snaffle
19) hoist
20) help oneself to

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

aşırmak anlamı
Erkek hayvanı dişi hayvanla münasebete getirmek.

*Şarki Karaağaç -Isparta

aşırmak anlamı
1. Yüklü hayvan yükünü yıkmak. 2. Savmak, atlatmak. 3. Yolcu etmek, uğurlamak: Dedemi şehre aşırdım.
aşırmak anlamı
İşini görmek, becermek: Adam işini aşırdı ya sen ona bak.

-Ordu köyleri

aşırmak anlamı
Baştan savmak, atlatmak.

Dereçine *Sultandağı Afyon

aşırmak anlamı
Aşermek.

Dereçine *Sultandağı Afyon

aşırmak anlamı
Aşırmak; dolamak

Erzurum

aşırmak eş anlamlısı

araklamak
(-i) argo Çalmak, aşırmak.
çalmak
(-i, -e) 1. Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak: "İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı." -F. R. Atay. 2. Vurarak veya sürterek ses çıkartmak: "Bir yandan mızıka istiklal havasını çalıyordu." -R. E. Ünaydın. 3. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak: "Fevkalade zekidir; iyi dans eder, piyano çalar, tenis oynar, ata biner, avcıdır, kayakçıdır." -R. H. Karay. 4. (nsz) Ses çıkarmak, ses vermek: "Hafif hafif ıslıklar çalan sesi eski keskinliğini kaybetmiştir." -R. N. Güntekin. 5. Atmak, çarpmak, vurmak. 6. Yoğurt yapmak için sütü mayalamak, katıp karıştırmak: "Ana, inek sağar; yoğurt çalar, yayık vurur." -T. Buğra. 7. Üzerine sürmek: Ekmeğin üzerine yağ çaldı. 8. (-i) Bozmak, zarar vermek. 9. (-i) Kumaşın bir parçasını kesmek. 10. Madeni oymak, kalemle işlemek. 11. (-e) Benzemek, andırmak: "Geniş alınlı, kırmızıya çalar, kahverengi saçlı, altın dişli tuhaf bir delikanlı gülümsedi." -S. F. Abasıyanık. 12. mec. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. 13. (-i) hlk. Süpürmek, temizlemek: Tozu çalmak.

"aşırmak" için örnek kullanımlar

Kavanca : Herhangi bir şeyi bir taraftan diğer tarafa geçirmek veya aşırmak ya da bir yerden diğer bir yere aktarmak.: Kemere : Güvertenin
Kaynak: Denizcilik terimleri

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2014 © Sözce hakları saklıdır.