Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

ön ne demek?

 - 10 sözlük, 13 sonuç.

BSTS / Anatomi Terimleri Sözlüğü

ön anlamı Lat.anterior
(Anatomi) Anteriyor.

BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü

ön anlamı
bakınız» anteriyör

BSTS / Cimnastik Terimleri Sözlüğü

ön anlamı Alm. vor
Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü.

BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu

ön anlamı Osm. kuddâmî, kuddâm Fr. antérieur
(biyoloji)

BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü

ön anlamı İng. 1. foreground, 2. stalls Osm. 1. ön plan, birinci plan, 2. duhuliye Alm. 1. Vordergrund, 2. Parkett Fr. 1. premier plan, avant-plan, 2. orchestre
Sinem./TV. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Sinem. 2. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar.

BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü

ön anlamı Lat.anterior Alm.anterior Fr. antérieur
(karşılık: anteriyör,) (Lât. anterior=önce): Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

Güncel Türkçe Sözlük

ön anlamı
is. 1. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı: "Arabam bir gece kulübünün önünde duruyor." -A. Ümit. 2. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı: "Altmış yaşında anamın önünde sigara içmek istemezdim." -B. Felek. 3. Bir kimsenin ilerisi: "Bir aralık önümüzden şarkı sesleri geldi." -S. F. Abasıyanık. 4. Yakın gelecek zaman: Önümüz kış. 5. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü: "Uçuk siyah renkli çarşaf pelerinin önü açık." -P. Safa. 6. Önce olan, ilk: Ön söz. Ön görüşme. 7. Civar, yöre: Kanlıca önlerine geldiler. 8. sf. Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan: "Ben, Anafartalar'da Mustafa Kemal'in bulunduğu en ön siperlerde de kurşun attım." -A. Gündüz.

Tarama Sözlüğü

öñ anlamı
1. Önce, mukaddem, evvel. 2. İleri, üstün, makbul.

Türkçe - İngilizce

ön anlamı
ön ek
1) pre-
2) ante-
3) pro-
isim
1) front
2) fore
3) face
4) presence
sıfat
1) front
2) preliminary
3) anterior
4) frontal
5) forward
6) fore
7) initiative
8) precursory

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

ön anlamı
öğün.

-Gaziantep

ön anlamı
o gün.

Hasanoğlan -Ankara

ön anlamı
İlk, ilk gün.

*Antakya ve çevresi Hatay

ön anlamı
Ön (bakınız» ün)

ön eş anlamlısı

civar
is. (civa:rı) 1. Yöre (I): "Civarda başka vinç bulamamışlardı." -A. Kulin. 2. Dolay. 3. sf. Yakınında olan: "O kadar kararlı, o kadar gözü pekti ki civar mahalleden gelen çocuklar bile onun ordusuna yazılmaya başladılar." -İ. O. Anar.
ilk
sf. 1. Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı: "Nitekim benim de ilk bakışta öyle diyesim geliyor." -N. Uygur. 2. is. Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni: "İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk." -N. Cumalı. 3. zf. Birinci olarak, en başta: "İşte, önüme ilk çıkan kitapçıda, önüme ilk çıkan İngilizce kitaplara bakıyorum." -A. Ağaoğlu.
karşı
is. 1. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor." -H. E. Adıvar. 2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik." -R. H. Karay. 3. Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar." -Y. Z. Ortaç. 4. sf. Bulunan yere göre önde, ileride olan: Karşı evin kızları. Karşı mahalle. 5. sf. Karşıt, zıt, muhalif: Karşı parti. Karşı takım. 6. zf. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: Bahçeye karşı oturmak. 7. zf. Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum." -A. Ş. Hisar. 8. zf. İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?" -S. F. Abasıyanık. 9. zf. -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım." -S. F. Abasıyanık.
yöre
(I) is. Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar.
yöre
(II) is. hlk. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.

ön zıt anlamlısı

arka
is. 1. Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında dekorlar boyarlardı." -A. Ağaoğlu. 2. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: Çocuğun arkası ağrıyormuş. 3. Geri kalan bölüm, kısım: Masalın arkası. Yazının arkası. 4. Art, peş. 5. Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu." -T. Buğra. 6. İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı." -R. H. Karay. 7. sf. Arkada olan, arkada bulunan. 8. mec. Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek." -H. R. Gürpınar. 9. mec. Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti." -Y. K. Beyatlı.

"ön" için örnek kullanımlar

13 Megapiksellik ana kamera ve 2 Megapiksellik ön kamera kullanılıyor.
13-megapixel main camera and a 2 Megapixel front camera is used.
Kaynak: habervakti.com
Galaxy S4'ün arka kamerası 13 megapiksel, ön kamerasıysa 2 megapiksel.
Galaxy S4 13-megapixel rear camera, 2 megapixel front kamerasıysa.
Kaynak: ekonomi.milliyet.com.tr
Samsung Galaxy S4, bir 13MP arka kamera ve 2MP ön kamera kullanıyor.
Samsung Galaxy S4 uses a 13MP rear camera and 2MP front camera.
Kaynak: merhabahaber.com
Telefonun üstünde 13 MP'lik bir arka kamera ve 2 MP'lik ön kamera mevcut.
On the phone 13 megapixel rear camera and 2-megapixel front camera available in a.
Kaynak: medyaline.com
Ön deyiş, tıpkı ön söz gibi, bir edebi eserin baş tarafında bulunan ve eserle ilgili açıklamalar içeren bölümdür. Ön sözden farkı, eserin
Kaynak: Ön deyiş
İki ön dişliler (Diprotodontia), içerdiği 140 civarında tür ile keseliler alt sınıfının en büyük takımıdır. En tanınmış türleri
Kaynak: İki ön dişliler
Prosensefalon ya da ön beyin, omurgalılarda beynin en önde (rostralde) yer alan kısmıdır. Mezensefalon ve rombensefalon ile birlikte,
Kaynak: Ön beyin
Tarafsız ön değerlendirme (early neutral evaluation, ENE), tarafsız bir üçüncü kişi tarafından, tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığın
Kaynak: Tarafsız ön değerlendirme
Bilgisayar mimarisi nde, buyruk ön yüklemesi bekleme durumlarını azaltarak bir programın mikroişlemci de ki yürütmesinin hızlanmasını
Kaynak: Buyruk ön yüklemesi
Civatalama ön yükü, çok sık duyulmamakla beraber bir civata bağlantısındaki en önemli etkendir. yeterli civatalama ön yükü aktarabilmektir.
Kaynak: Civatalama ön yükü
Söz konusu eğitim sürecinin ilk dönemi için ön yetkinlik (ön lisans) ve uzmanlık edinme safhasına ise üst yetkinlik (yüksek lisans)
Kaynak: Yetkinlik
Kumanda edilen ön tekerlek lerin konumu büyük ölçüde taşıtın hareketine etki etmektedir. Tekerlere olabildiğince düzgün bir hareket
Kaynak: Otomobil ön düzen açıları

Yakın Kelimeler

(Tahmin etmek için bir harf girin)
Vagonmedya.com
2009-2024 © Sözce hakları saklıdır.