Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

perişan ne demek?

 - 3 sözlük, 5 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

perişan anlamı
sf. (peri:şan) 1. Dağınık, düzensiz, karmakarışık: "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için." -C. Şehabettin. 2. Acınacak durumda olan, zavallı: "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin Altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı." -Ö. Seyfettin.

Türkçe - İngilizce

perişan anlamı
sıfat
1) miserable
2) distraught
3) wretched
4) desolate
5) scattered
6) poor
7) seedy
8) confused
9) prostrate
10) ruinous
11) deadbeat
12) down and out
13) down at heels
14) forlorn
15) hangdog
16) out at elbows
17) shoestring
18) up the spout
19) dead-end
20) run-down

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

perişan anlamı
(< Far. perîşân) perişan
perişan anlamı
< Far. perîşân: perişan; darma dağınık. || perişa
perişân anlamı
Perişan, derbeder

Keban Baskil Ağın Elazığ

perişan eş anlamlısı

dağınık
sf. 1. Geniş bir alana yayılmış olan. 2. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. 3. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık: "Kadın yatağın içinde saçları dağınık, dimdik oturuyordu." -P. Safa. 4. Hoş görünmeyen, uyumsuz: "Bağırarak konuşmaktan hoşlanmaz, dağınık kıyafetle, kocasına bile görünmez bir kadın." -M. Ş. Esendal. 5. mec. Düşüncelerini toparlayamayan: Şu anda kafam çok dağınık.
düzensiz
sf. 1. Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam: "Parasız, arkadaşsız, huzursuz, düzensiz, yan aç yarı tok bir yaşam sürdürüyorduk." -A. Kutlu. 2. Sistemsiz.
karmakarışık
sf. (ka'rmakarışık) 1. Dağınık, düzensiz, çok karışık: "Taranmamış, karmakarışık kumral saçları, kocaman bir ağzı, fevkalade muntazam ve güzel dişleri vardı." -S. F. Abasıyanık. 2. mec. Huzursuz, kararsız, karmaşık: "Başımın içinde bir sis ve hep ona bağlı karmakarışık hayaller var." -P. Safa.
zavallı
sf. (za'vallı) 1. Acınacak kadar kötü durumda bulunan: "Zavallı hekim kendisine zorla yutturulan afyonların tesiriyle yığıldığı yerden bir daha kalkamadı." -N. F. Kısakürek. 2. mec. Gücü bir şeye yetmeyen, âciz: "Bunu idrak etmekten o kadar zavallı ve biçareydi ki." -A. H. Tanpınar.

"perişan" için örnek kullanımlar

İngiliz ekibi güçlü rakibini Gareth Bale önderliğinde perişan etti.
British team led by Gareth Bale devastated strong opponent.
Kaynak: sonsayfa.com
Başbakanımıza sesleniyorum kulüp olarak çok perişan durumdayız.
Başbakanımıza very shabby as a club we're talking to.
Kaynak: iha.com.tr
Aysal, başkan seçildiği gün halka açık şirketin perişan halini görmüş.
Lunar, the president is selected day become a public company has seen miserable.
Kaynak: haberturk.com
O, perişan halde olanı, ahlâksızı ve hayatın bayağı yanını gören, ancak yine de kendi "lekesiz idealizm"ini koruyan adamdır.
Kaynak: Malta Şahini
Şiirde, konuşabilen bir kuzgunun perişan hâldeki bir aşığı gizemli biçimde ziyaret edişi ve adamın deliliğe doğru yavaş yavaş ilerleyişi
Kaynak: Kuzgun (şiir)
Onlar oruç tuttuklarını insanlara belli etmek için kendilerine perişan bir görünüm verirler. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini
Kaynak: Büyük Perhiz
Ailesini kurtarmak için gerekli fidyeyi bulmak koşuluyla serbest bırakıldı.İstanbul 'a perişan bir şekilde döndü. Tatavlalı Mahremi
Kaynak: Tatavlalı Mahremi
Doğanlar Kilisesi(Timios Stavros rum kilisesi) gibi birkaç tane tarihi bina ilgisizlik yüzünden ya yıkılıp kaybolmuştur ya da perişan
Kaynak: Doğanlar, Bornova
II. Meşrutiyet ilan edildiğinde donanmanın perişan durumunun sorumlusu olarak görüldü ve sürgüne gönderildi. Daha sonra da hakkında
Kaynak: Hasan Rami Paşa
Onun intiharı Hitler'i üzüntüsünden perişan etmiştir. Savaştan sonra Hermann Göring Nürnberg mahkemeleri nde Hitler'in Geli'nin
Kaynak: Geli Raubal
Yeri, göğü inleten sesiyle düşmanları perişan ederdi. Kös, hayvanın iki tarafına sarılır, köscü de tam ortaya semer kısmına otururdu.
Kaynak: Kös
köy 200 haneden fazla olup çok yakınından erzurum karayazı yolu geçmesine rağmen köyün iç yolları perişan vaziyettedir topraktır bir yağmur
Kaynak: Güzelhisar, Köprüköy
İstanbul üzerinden seferden dönen Anadolu Selçuklu Sultanı ve ordusu aç ve perişan bir şekilde, Dereköy köyüne doğru olan derenin içine sığınır.
Kaynak: Balcam, Emirdağ
uçaklarına el konan ve bu nedenle yolcuları havaalanlarında perişan olan şirketin 17 olan uçak sayısı üçe gerilerken, seferleri aksamaya başlamıştı.
Kaynak: İstanbul Hava Yolları
12 Kasım 1736'da Kırım hanı II. Fetih Giray zorlukla; aç ve perişan Rus ordusunu Kırım'dan tümüyle geri püskürtmeyi başardı.
Kaynak: Perekop Kuşatması (1736)
Lucius Kepaze VII (Heinous): Perişan köyün diktatörüdür. Bencildir ve halkın kasvetinden mutlu olur. şirketi vardır ve tüm perişan köylüleri
Kaynak: Jimmy Cool

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2014 © Sözce hakları saklıdır.