Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

aydın ne demek?

 - 5 sözlük, 13 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

Aydın anlamı
öz. is. (a'ydın) türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
aydın anlamı
sf. 1. Işık alan, ışıklı, aydınlık: Aydın bir oda. 2. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver: "Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı." -O. V. Kanık. 3. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı).

Kişi Adları Sözlüğü

Aydın anlamı Köken: T.
Cinsiyet: Erkek
1. Işıklı, pırıltılı, aydınlık. 2. Açık, kolay anlaşılır. 3. Öğrenimi, bilgisi ve görgüsü olan, ileri düşünceli kimse. 4. Umut veren. 5. Mehtap.
Cinsiyet: Kız
1. Işıklı, pırıltılı, aydınlık. 2. Açık, kolay anlaşılır. 3. Öğrenimi, bilgisi ve görgüsü olan, ileri düşünceli kimse. 4. Umut veren. 5. Mehtap.

Türkçe - İngilizce

aydın anlamı
isim
1) intellectual
2) literate
3) egghead
4) luminary
5) long-haired
sıfat
1) intellectual
2) enlightened
3) literate
4) educated
5) read
6) lettered
7) cultured
8) informed
9) well-read
10) well-informed

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

aydın anlamı
Alnı beyaz sığır.

*Ardanuç ve köyleri -Artvin
*İmranlı -Sivas

aydın anlamı
Ayçiçeği.

*Ayaş -Ankara

aydın anlamı
Aydın || aydunnar: Aydınlar

Erzurum

Yerleşim Birimleri Sözlüğü

Aydın anlamı
Adana ili, Tepecikören bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Aydın anlamı
Afyon ili, Şuhut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Aydın anlamı
Ankara ili, Kazan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Aydın anlamı
Sivas ili, İmranlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Aydın anlamı
Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Aydın anlamı
Zonguldak ili, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

aydın eş anlamlısı

aydınlık
is. 1. Bir yeri aydınlatan güç, ışık: "Bir elektrik görmediğimizden titrek fener aydınlığına doyamazdık." -F. R. Atay. 2. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. 3. sf. Işık alan: Aydınlık bir oda. 4. sf. mec. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh: Aydınlık bir söz. 5. sf. mec. Kötülükten uzak, temiz, saf: Aydınlık bir yüz.
ışıklı
sf. 1. Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani: "Tünelin ışıklı ucundan doğru bir esinti geliyor." -A. Ağaoğlu. 2. mec. Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu: "Kadınınsa güzel yüzü dökülüyor önüne, kocasından uzaklaşıyor, ışıklı gözleri doluyor, dudağı titriyor giderek." -Y. Atılgan.

"aydın" için örnek kullanımlar

Aydın Yılmaz ve Hakan Balta'nın eşleri Twitter'da kapıştı.
Aydin Yilmaz and Hakan Balta Twitter clash over their wives.
Kaynak: maraton.com.tr
Son olarak 4 gün önce polise başvuran Nazlı Aydın, Murat A.
Finally, the police admitted 4 days ago spoiled Aydin, Murat A.
Kaynak: yasam.bugun.com.tr
Aydın Tenis Kulübü'nün her yaşa özgü kursları başladı.
Aydin Tennis Club began each age-specific courses.
Kaynak: haberciniz.biz
Aydın Doğan da "Bunu söylersem Hasan Pulur'a, şapkasını alır, gider" demiş.
Aydin Dogan, "Hasan told you Pulur'a, takes his hat goes," he said.
Kaynak: gercekgundem.com

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2014 © Sözce hakları saklıdır.