Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

söylemek ne demek?

 - 4 sözlük, 4 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

söylemek anlamı
(-i) 1. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak: "Bu konak için de yine senelerden beri aynı şeyi söylerim." -R. N. Güntekin. 2. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak: "Hececiler kendilerinden sonra yeni bir edebî neslin yetişmediğini söylüyorlar." -S. F. Abasıyanık. 3. Yapılmasını istemek: "Biraz sonra nazırın yine beni istediğini söylediler." -F. R. Atay. 4. (nsz) Türkü, şarkı vb. okumak: "Kanto söyler gibi hareketler ve taklitlerle söylediği şarkılar pek eğlenceli şeylerdi." -R. N. Güntekin. 5. (nsz) Yazmak, düzmek: Şiir söylemek. 6. (-e) Haber vermek: "Benim burada nasıl yaşadığımı görenler gidip babama da söylerler." -A. Ş. Hisar. 7. (-i, -e) Önceden bildirmek, tahmin etmek: "Bir değil iki tane olduğunu size söylemiştim." -R. H. Karay. 8. (nsz) mec. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak: "Ne söyler bu türküler / Ay karanlık gecelerde yüzen gemiler." -N. Cumalı.

Tarama Sözlüğü

söylemek anlamı
Konuşmak.

Türkçe - İngilizce

söylemek anlamı
fiil
1) say
2) tell
3) sing
4) speak
5) spill
6) assert
7) remark
8) call
9) state
10) word
11) order
12) utter
13) voice
14) speak of
15) spit
16) pronounce
17) affirm
18) pass
19) aver
20) impart
21) deliver
22) sound
23) report
24) enunciate
25) apprise
26) bade
27) give voice to
28) confess
29) observe
30) name
31) hazard
32) drop
33) couch
34) break
35) bid
36) spit out
37) throw out
38) air

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

söylemek anlamı
< ET sövlemek: söylemek. || soyle

söylemek eş anlamlısı

anlatmak
(-i, -e) 1. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak, bilgi vermek, izah etmek: "Gece sabaha kadar düşündüğü şeyleri babasına da anlatmak isterdi." -P. Safa. 2. İnandırmak, ikna etmek: Derdinizi ona anlatmak kolay değil. 3. (nsz) Söylemek, nakletmek: "Sonra bir hikâye anlattı." -A. Ş. Hisar.
düzmek
(-i) 1. Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek: "Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar." -M. Ş. Esendal. 2. Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek: İskambil kâğıtlarını düzdü. 3. (-e) Yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek: "Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken..." -S. F. Abasıyanık. 4. (nsz) Uydurmak: Bir sürü yalan düzmüş. 5. kaba Cinsel ilişkide bulunmak.
hatırlatmak
(-i, -e) Anımsatmak: "Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın binbir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu." -E. İ. Benice.
tahmin etmek
1) yaklaşık olarak değerlendirmek, oranlamak; 2) kestirmek: "Herhangi bir milletten bir elçilik memuru görsem derhâl mesleğini tahmin ederim." -H. E. Adıvar.
yazmak
(I) (-i) 1. Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak: "Büyük bir heyecan, bir haz içinde şu satırları yazıyorum." -Ö. Seyfettin. 2. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek: Adresini bilmiyorum ki yazayım. 3. (-de) Yazar olarak görev yapmak. 4. (nsz) Yazı ile bildirmek, haber vermek: "Mağlubiyet Almanya'yı karıştırmış, gazeteler yazıyor." -A. İlhan. 5. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak. 6. Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek. 7. Kaydetmek: Çocuğu okula yazdılar. 8. Bir göreve almak: O delikanlıyı polis yazmışlar. 9. (nsz) mec. İnsanın geleceğini belirlemek: Yazan böyle yazmış. 10. hlk. Gelinin yüzünü süslemek: "Kalem alıp kaşın gözün yazmalı." -Halk türküsü.
yazmak
(II) (yar) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur: Düşeyazmak, öleyazmak.

"söylemek" için örnek kullanımlar

Sızan görüntüden X Phone hakkında çok şey söylemek mümkün değil.
Phone Leaked image X is not possible to say much about.
Kaynak: chip.com.tr
O açıdan şu anda bir şey söylemek yersiz'' diyerek sözlerini tamamladı.
From that angle,'' he finished his words out of place to say anything at the moment.
Kaynak: fotomac.com.tr
KİMSENİN verdiği kararlar hakkında bir şey söylemek istemem.
NO ONE, I do not want to say anything about the decisions.
Kaynak: aksam.com.tr
Yine de S Voice'i denemeden fazla bir şey söylemek doğru olmaz.
Nevertheless, the S Voice's trying not correct to say anything more.
Kaynak: haberciniz.biz
Şarkıcı, sesini şarkı söylemek veya diğer enstrümanların da yer aldığı bir müzik eserine eşlik etmek için kullanan müzisyen.
Kaynak: Şarkıcı
Kantat (Latince ve İtalyanca'da cantare, "şarkı söylemek") bir çalgı eşliğinde söylenen ve genellikle birden fazla bölüm içeren sözlü
Kaynak: Kantat
Annelerinin ölümünü küçük kızlarına söylemek istemeyen bir babayı konu alan filmin başrolünde John Cusack oynamaktadır. 2007 Sundance Film
Kaynak: Grace Is Gone (film)
Sadaka, Arap müelliflerine göre, ş-d-k kökünden iştikak eder ve doğruyu söylemek manasına gelir. Bir müslüman ın sadaka vermesi onun
Kaynak: Sadaka
Abartıcılık ya da olmayacak şeyi söylemek, insanlığın ilkel günlerinden çağımıza değin hiç değişmeyen temel tutumlarından biridir.
Kaynak: Abartıcılık
Gıybet ; "Bir kimsenin ayıbını arkasında söylemek veya aleyhine konuşmak" demektir. Türkçede bu kavramın karşılığı olarak "dedikodu " ve "
Kaynak: Gıybet
(Ayrıca başlangıçta söylemek uygun olur ki; fizikte görelilik ilkesi felsefi anlamda fiziğin bütünü için temel kavramlardan biridir.
Kaynak: Görelilik ilkesi
"Şara Barhovot" (İbranice : שרה ברחובות, Türkçe : "Caddelerde şarkı söylemek"), Rita tarafından seslendirilen ve 1990 Eurovision Şarkı
Kaynak: Şara Barhovot
Melpomene (şarkı söylemek), Yunan mitolojisi nde müzler den (musalardan) yani ilham perilerinden biri. Trajedi nin ilham perisidir.
Kaynak: Melpomene
Japonca 'da uta şarkı demektir ve ‘uta-u' (şarkı söylemek) fiilinden türetilmiştir. Aynı zamanda Japon şiirindeki tüm nazım türleri ‘uta'
Kaynak: Uta
Gri su duştan, küvetten, lavabolardan gelen evsel atık sudur yani kısaca söylemek gerekirse foseptik atığı içermeyen evsel atık suya gri su
Kaynak: Gri su

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2014 © Sözce hakları saklıdır.