Sözce'de sorgulama yapmak için bir kelime girin

şan ne demek?

 - 4 sözlük, 6 sonuç.

Güncel Türkçe Sözlük

şan anlamı
(I) is. (şa:nı) 1. Ün, san, şöhret: "Ondan usanmak, onunla didişmemek erkekliğin şanından mıydı?" -S. F. Abasıyanık. 2. Gösteriş, gösterişlilik.
şan anlamı
(II) is. müz. İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi.

Kişi Adları Sözlüğü

Şan anlamı Köken: Ar.
Cinsiyet: Kız
Ün, nam, şöhret.
Cinsiyet: Erkek
Ün, nam, şöhret.

Türkçe - İngilizce

şan anlamı
isim
1) singing
2) glory
3) fame
4) renown
5) eclat
6) character

Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

şan anlamı
Ün.

Vazıldan *Divriği -Sivas

şan anlamı
Şan, şeref

Doğu Trakya

şan eş anlamlısı

gösteriş
is. 1. Gösterme işi. 2. Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, kurum: "Eski hayat baştan başa bir nümayiş ve gösteriş hayatı idi." -A. Haşim. 3. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık: Bu yapının hiç gösterişi yok. 4. Görkem.
san
is. 1. Ün, şan, şöhret. 2. Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad, unvan, titr. 3. fel. Herhangi bir şeyi, neyse o yapan nitelik, kip karşıtı.
şöhret
is. 1. Herkesçe bilinme, tanınma durumu, ün: "Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı." -R. H. Karay. 2. Tanınmış, ünlü kimse: "Bu salonda hepsini ilk defa gördüğüm altı şöhret var." -Y. Z. Ortaç.
ün
is. 1. Ses. 2. İyi bir nitelikte bilinip tanınmış olma durumu, şöhret, şan, nam, ad: "O kadar ünü ve başarıyı yakıştıramamıştı bu yüze." -T. Buğra.

"şan" için örnek kullanımlar

Beşiktaş Gazisiydi. Şan abi ve Metin abi ile birlikte kaza geçirdiler.
Besiktas vet. Singing along with brother and Text brother had an accident.
Kaynak: haberler.com
Türkiye güzeli olduktan sonra sokakta tanınır hale gelmiştim ama benim için şan, şöhret çok önemli değildi.
After Miss Turkey came to be recognized on the street, but for me fame and fortune was not very important.
Kaynak: sabah.com.tr
Ve tabi ki her zaman ki gibi psikoloğumuz, şan hocamız, emlakçımız, avukatımız da bu rezidansta görev alıyor.
And, of course, as always, psychologist, singing teacher, emlakçımız, a lawyer taking part in this residence.
Kaynak: haberciniz.biz
Şan derseleri aldım.
If I say I took singing.
Kaynak: magazin.bugun.com.tr
Leyla Gencer Şan Yarışması, ünlü soprano Leyla Gencer anısına İstanbul 'da iki yılda bir düzenlenen uluslararası bir şan yarışması.
Kaynak: Leyla Gencer Şan Yarışması
Uluslararası Mirjam Helin Şan Yarışması, Fin Kültür Vakfı tarafından her beş yılda bir düzenlenen uluslararası şan yarışmasıdır.
Kaynak: Mirjam Helin Şan Yarışması
Gül Sabar (d. İstanbul ), opera sanatçısı, şan pedagog u. eğitiminde şan çalışmalarına başlamış ve onun eğitiminde konservatuvarı bitirmiştir.
Kaynak: Gül Sabar
Operalia, Placido Domingo Dünya Şan Yarışması, yetenekli genç operacıları ödüllendirmek için düzenlenen uluslar arası bir şan yarışmasıdır.
Kaynak: Operalia
Ayhan Baran, (d. 3 Nisan 1929 , Ankara ) Cumhuriyet dönemi şan ve opera sanatçısıdır. 1963 yılında “Verviers” şan yarışmalarında ödüller
Kaynak: Ayhan Baran
Devletlu ismetlu Âdile Sultan Aliyyetü`ş-şan Hazretleri (23.5. 1826 - 12.2 1899 ), Türk Divan edebiyatı şairi. Sultan II. Mahmut 'un
Kaynak: Âdile Sultan
Çocuk yaşlarda evde piyano ve şan eğitimi ile müziğe başladı. 70'li yılların başında “Şimdi Sen Varsın Dünyamda” plağıyla ünlenen Nonna
Kaynak: Asu Maralman
Uluslararası Kraliçe Elizabeth Yarışması, her yıl Brüksel 'de keman, piyano, kompozisyon, şan dallarında gerçekleşen uluslararası bir müzik
Kaynak: Uluslararası Kraliçe Elizabeth Yarışması
Her oyuncu; şan, şöhret ve güç kazanmasını sağlayabilecek küçük bir köy ün sahibi olarak oyuna başlar, oyun strateji ve zeka üzerine
Kaynak: Klanlar (oyun)

Yakın Kelimeler

Google Reklamları
(Tahmin etmek için bir harf girin)
2009-2014 © Sözce hakları saklıdır.